Kayseri’de Bir Günlüğün Sayfalarına Düşen Sessizlik
Bugünkü makalemizde “Depremden önce doğada hangi belirtiler görülür” ile ilgili dikkat edilmesi gereken noktaları inceliyoruz.
Kayseri’de yaşamak bana hep tuhaf bir dinginlik vermiştir. Şehir, Erciyes’in gölgesinde büyürken hem sert hem de sakin bir yüz taşır. 25 yaşındayım ve kendimi bildim bileli günlük tutarım. Yazdıklarım bazen kimsenin okumayacağı satırlar gibi görünür ama ben yine de her şeyi oraya dökerim. İçimde saklayamadığım ne varsa, kelimelere bırakırım.
O gün de öyleydi. Sabah, pencereyi açtığımda hava beklediğimden daha ağırdı. Sanki gökyüzü biraz fazla yakındı toprağa. İçimde açıklayamadığım bir huzursuzluk vardı. Ne olduğunu bilmediğim ama insanın içine çöken türden bir his… Sonradan anlayacaktım ki o gün, aklımda sürekli dönüp duran o sorunun ilk kıpırtısıydı: Depremden önce doğada hangi belirtiler görülür?
Erciyes’in Eteğinde Başlayan Sessizlik
O gün arkadaşlarımla Erciyes’in eteklerine doğru küçük bir yürüyüş planlamıştık. Şehirden uzaklaştıkça hava normalde daha canlı olur, kuş sesleri artar, rüzgâr bile daha özgür eser. Ama o gün farklıydı.
Yol boyunca bir sessizlik vardı. İlk başta kimse önemsemedi. Hatta ben bile kendi içimde “fazla mı düşünüyorum” diye geçirdim. Ama sonra fark ettim ki gerçekten bir şey eksikti.
Kuşlar yoktu.
Normalde bu saatlerde dalların arasında sürekli hareket eden serçeler, kargalar, küçük ötüşlerle yolu doldururdu. Ama o gün sanki doğa kendi sesini kısmış gibiydi. İçimde garip bir tedirginlik büyüdü.
Bir ara arkadaşım “Bugün hava çok ağır değil mi?” dedi. Sadece başımı salladım. Çünkü aynı şeyi ben de hissediyordum ama adını koyamıyordum.
Toprağın Fısıltısı Gibi Gelen His
Yürüyüş sırasında ayağımın altındaki toprak bile farklıydı. Normalde kuru ve sert olan zemin, sanki biraz daha yumuşak, biraz daha “yaş” gibiydi. Bunu anlatmak zor ama sanki toprak nefes alıyordu ve nefesini tutmuş gibiydi.
Bir noktada durup etrafa baktım. Ufuk çizgisi çok netti ama gökyüzü garip bir şekilde pusluydu. Güneş vardı ama ışığı keskin değildi. Sanki her şey ince bir tülün arkasından görülüyordu.
İşte o an içimde yine aynı soru yankılandı: Depremden önce doğada hangi belirtiler görülür? Bunu o zaman sadece merak olarak düşünüyordum. Ama içimde bir yer, bunun basit bir merak olmadığını fısıldıyordu.
Köy Yolunda Su ve Toprakla Gelen Değişim
Öğleden sonra kısa bir köy yoluna saptık. Orada yaşayan bir akrabamı ziyaret edecektik. Köylerde hayat her zaman daha yavaştır ama o gün orada bile bir farklılık vardı.
Bahçedeki kuyuya yaklaşırken amcamın yüzü dikkatimi çekti. Normalde çok konuşkan olan adam, bugün daha sessizdi.
“Su biraz değişti,” dedi sadece.
İlk başta anlamadım. Kuyu suyu yıllardır aynıydı, nasıl değişebilirdi ki?
Ama sonra suyu gösterdiğinde fark ettim. Su yüzeyinde hafif bir bulanıklık vardı. Normalde berrak olan su, sanki içine ince bir toprak karışmış gibiydi. Kokladığımda ise garip bir koku aldım; toprak kokusu daha yoğun, daha keskin ve biraz da metalik gibiydi.
Amcam fazla konuşmadı ama gözleri bir şey bildiğini söylüyordu.
O an içimde garip bir ürperti hissettim. Çünkü doğanın küçük değişimlerini ilk kez bu kadar net fark ediyordum. Ve istemeden tekrar düşündüm: Depremden önce doğada hangi belirtiler görülür?
Hayvanların Sessiz Uyarısı
Köydeki hayvanlar da farklıydı. Normalde köpekler sürekli havlar, tavuklar bahçede telaşla dolaşırdı. Ama o gün neredeyse hepsi bir köşeye çekilmiş gibiydi.
Bir köpek vardı, beni her gördüğünde kuyruğunu sallayan. O gün bana bakmadı bile. Sadece uzaklara doğru sabit bir noktaya bakıyordu.
Sanki bir şey duyuyordu ama biz duyamıyorduk.
Bu sessizlik beni huzursuz etti. Çünkü hayvanların bu kadar sakin olması normal değildi. Hatta sakinlik bile değildi bu; daha çok bekleyiş gibiydi.
Akşamın Getirdiği Ağır Hava
Gün akşama dönerken Kayseri’ye geri döndük. Şehir ışıkları uzaktan görünmeye başladığında içimde garip bir rahatlama oldu. Ama bu rahatlık uzun sürmedi.
Eve vardığımda ilk yaptığım şey günlüğümü açmak oldu. Yazmaya başladım ama kelimeler ağır çıkıyordu. Sanki zihnim doluydu ama ne olduğunu bilmiyordum.
Pencereden dışarı baktığımda rüzgâr bile yoktu. Ağaçlar kıpırdamıyordu. Bu şehirde nadir görülen bir şeydi.
Telefonumda haberleri kontrol ettim. Her şey normaldi. Ama içimde hiçbir şey normal değildi.
Gökyüzünün Sessizliği
Gece ilerledikçe sessizlik daha da arttı. Normalde şehir geceleri bile hafif bir uğultu taşır. Ama o gece bu uğultu yoktu.
Dışarı çıktım. Soğuk hava yüzüme vurdu ama o soğuk bile alışılmış değildi. Daha keskin, daha “yakın” bir soğuktu.
Gökyüzüne baktım. Yıldızlar vardı ama sanki daha solgun görünüyordu. Ay ışığı bile daha zayıftı.
O an içimde bir şey kırıldı gibi hissettim. Sebebini bilmiyordum ama içimdeki huzursuzluk artık net bir şekle bürünmüştü.
Depremden önce doğada hangi belirtiler görülür? sorusu artık sadece bir merak değildi. İçimde yankılanan bir korkuya dönüşüyordu.
Gece Yarısı Gelen İçsel Sarsıntı
Gece yarısına doğru uyuyamadım. Yatağımda dönüp dururken duvarlara baktım. Sessizlik çok ağırdı.
Bir ara köpekler havlamaya başladı. Önce uzaklardan, sonra daha yakından. Sanki bir şey görmüş gibiydiler.
Kalbim hızlandı.
O an ilk kez gerçekten korktuğumu hissettim. Ama bu korku bir olaydan değil, bir beklentiden geliyordu. Sanki bir şey olacaktı ama ne olduğunu kimse bilmiyordu.
Pencereyi açtım. Hava değişmemişti ama artık farklı hissediliyordu. Sanki görünmeyen bir gerilim vardı.
İçimdeki Çocukluk Hissi
Birden çocukluğum geldi aklıma. Küçükken deprem kelimesini ilk duyduğumda hissettiğim o anlam veremediğim tedirginlik…
Şimdi aynı hissi daha güçlü yaşıyordum. Ama artık büyümüştüm ve bu hissi bastıramıyordum.
Defterime son bir cümle yazdım o gece:
“Doğa bugün bir şey söylüyor ama biz anlamıyoruz.”
Ertesi Günün Sessiz Devamı
Daha Fazlası İçin: Zayıflamak için hangi vitamin ?
Sabah olduğunda hiçbir şey değişmemiş gibiydi. Ama ben değişmiştim.
Dışarı çıktım. Kuşlar geri dönmüştü ama eski canlılıkları yoktu. Toprak hâlâ ağırdı. Hava hâlâ garipti.
İnsanlar günlük hayatlarına devam ediyordu. Kimse bir şey hissetmemiş gibiydi. Ama ben hissetmiştim.
Ve içimde o soru artık daha netti, daha keskin:
Depremden önce doğada hangi belirtiler görülür?
Bunu o gün kesin bir cevapla anlayamadım. Ama şunu öğrendim: Bazen doğa konuşmaz, sadece susar. Ve o sessizlik, insanın içinde uzun süre yankılanır.
O gün Kayseri’de yürürken hissettiğim şey, bir cevaptan çok bir uyarı gibiydi. Ve ben hâlâ o sessizliğin anlamını düşünmeye devam ediyorum.
Bu içeriğimizle “Depremden önce doğada hangi belirtiler görülür” hakkında kapsamlı bir bakış açısı sunmaya çalıştık. Niza okurlarına sevgilerle!